“Ottur, zararı yoktur” demeyin

Başlatan Tuğra, 22 Mayıs 2009, 01:05:51

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tuğra


Ağrı bilim ishal kanser sağlık migren arsenik Aspirin epilepsi tansiyon beslenme Romatizma depresyon parkinson karaciğer bağışıklık kalp krizi soğuk algınlığı kalp rahatsızlığı



Bin bir derde deva gibi gösterilen bitkisel ürünlerin arsenik, civa, kurşun gibi toksik maddeler içerebileceğine dikkat çeken uzmanlar, "Bitkisel olması bu ürünlerin tamamen masum olduğunu göstermez, alırken ve kullanırken dikkatli olun" çağrısında bulunuyorlar

Bitkisel ürün pazarının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Memorial Hastanesi İç Hastalıkları bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, halk arasında sıkça kullanılan bitkisel ürünlerin zararları tüketilirken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi:

Bitkisel ürünler ilaçlardan güvenli değil


Bitkisel ürünler çok yaygın şekilde kullanılıyor, doğru kullanıldığında faydalarından söz etmek mümkün. Ancak yararları yanında bazı bitkisel ürünler kullanıcılar üzerinde ciddi tehlikelere neden olabilir. Çünkü ürünler ilaçlardan daha güvenli değil. Bitkisel ürünler de zarar gösterebilir. Bu işin ticaretini yapanları kullanıcılara bitkisel ürünlerde zararlı etkiler gösterebilir. Bu işin ticaretini yapanların kullanıcılara natürel olduklarını söylemeleri de kaçınılmaz" diyen Prof. Yavuz Baykal, gözü kapalı şekilde bu ürünlere yönelmemek gerektiğini söylüyor.

Baykal, ilaçlardan farklı olarak bitkisel ürünlerin kullanılmadan önce test edilmediklerini öne sürerken, "Bu nedenle güvenli oldukları söylenemez. Bu ürünlerden bazıları toksik maddeler ve polen içerir ki; bu durum bazı kişilerde hastalıklara neden olabilir. Bazılarının üzerindeki etikette belirtilmeyen steroid ve östrojen gibi maddeler var. Bir kısmının içinde ise arsenik, civa, kurşun ve pestisid gibi zehirli maddeler mevcut" diyor.

Karaciğerinizi bile bozabilir!

• Bir bitkisel ürünün üzerinde doğal olduğunu belirten bir etiketin bulunması onun güvenli olduğunu göstermez. Örneğin kava ve eşekkulağı bitkisi ciddi şekilde karaciğer hastalığına neden olur.
• Bitkisel ürünler doğru kullanılmadığında veya büyük miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine neden olur.
• Hamile kadınlar veya emziren anneler özellikle dikkatli olmalıdırlar. Çünkü bu ürünler ilaç gibi etki gösterebilir.
• Bazı bitkisel ürünler ilaç gibi etki gösterdiğinden, kullanılan ilaçlarla etkileşerek, zararlı olabilir.
• Birçok bitkisel kaynaklı ürünün içerisinde onlarca, yüzlerce madde veya bileşik bulunuyor. Bilim adamları faydalı olduğu ileri sürülen ürünler içerisindeki bileşenleri tespit etmeye çalışsalar da bu konuda bilinmeyenler de bir hayli fazla.
• Yapılan araştırmalar sonucu bitkisel ürünlerin etiketleri üzerinde belirtilen bileşiklerin haricinde daha birçok madde tespit edilmiş.
• Bazı bitkisel ürünlerin içerisinde metaller, etiketsiz ürünler, mikroorganizmalar mevcut. Bu nedenle dikkatli olmakta fayda var.

Zayıflama çayları kabızlığa yol açabilir

Tedavi veya destek amacıyla kullanılan yüzlerce bitkisel ürün mevcut. Bunlar içerisinde en çok bilinenler; sinameki, bitkisel çaylar, papatya türleri, yosun hapları, kondriotin sülfat, ekinezya, efedra, garlik, ginkgo biloba, ginseng, kava, glukozamin, melatonin ve fitoöstrojenlerdir.
Sık kullanılan ilaçlardan olan sinameki, vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkiye sahip.

Kullanılan diüretik çaylar (zayıflama ve form çayları) bağırsaklarda bulunan ‘mikrovillus’ adı verilen tüycüklerin kısalmasına ve düzleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açar. Sinameki kullanıldığı durumlarda besin öğeleri, emilimlerinde sıkıntılar yaşanabilir. Mesela potasyum emilimi azalın kalp kaslarına olumsuz yönde etki eder. Sonuç, kalp hastalığına kadar gidebilir.

Papatya da masum değil

Bu tip hapların içersinde 'sibutramin’ adlı iştah azaltıcı bir madde mevcut. Aslında insanlar yosunla değil sentetik bir madde ile zayıflıyorlar ve madde kontrolsüz kullanıldığı için birçok kişinin ölümüne yol açıyor. Doğadan toplanan mantarlar ile zehirlenen insanlara yönelik haberler basında bol miktarda mevcut.

Doğadan toplanan ve demlenerek içilen papatyalar da kimi zaman ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Çok çeşitli papatya türlerinden bazıları böcek öldürücü, bir başkası migren, diğeri ise soğuk algınlığı tedavisi amacıyla kullanılıyor.

Yaşlılar ve hastalar daha dikkatli olmalı

Kullanılmakta olan bu bitkisel ürünler bazı hastalık durumlarında da gü¬venli değil. Bu ürünler özellikle yaşlılarda ciddi tehlikeler yaratıyor. Dolayısıyla bitkisel kaynaklı ürünleri aşağıdaki sağlık problemi olanlar kulla¬nırken çok dikkatli olmalı.

• Kanama problemi olanlar
• Kanser hastaları
• Şeker hastaları
• Prostat rahatsızlığı olanlar
• Sarası (epilepsi) olanlar
• Göz tansiyonu (glokom) olanlar
• Kalp rahatsızlığı olanlar
• Hipertansiyonlular
• Psikiyatrik hastalığı olanlar
• Parkinson hastaları
• Karaciğer rahatsızlığı olanlar
• Felçli hastalar
• Tiroit rahatsızlığı olanlar
• Bağışıklık sistemi yetmezliği olanlar
• Bitkisel ürünleri kullanan ve cerrahi müdahale geçirecek olan kişiler durumlarını mutlaka doktorlarına belirtmelidirler. Çünkü bitkisel ürünler kanama ve anestezide bazı sorunlara yol açabilir. Bu gibi durumlarda bitkisel ürünün iki hafta önceden kesilmesi gerekir.
• Bitkisel ürünler özellikle böbrek ve diyaliz hastalarında; kan basıncı, kan şekeri ve pıhtılaşma üzerine tahmin edilemeyen etkileri ve yol açtığı, elektrolit dengesizlikleri nedeniyle zararlı olabilir.

Hangi bitkileri hangi ilaçlarla birlikte kullanmayacaksınız?

• Ekinezya: Aspirin ve kortizon tipi ilaçlarla

• Efedra: Burun açıcı (dekonjestan) ilaçlar, kafein, tansiyon ve kalp ilaçlarıyla
• Garlik: Aspirin ve romatizma ilaçlarıyla
• Ginkgo biloba: Aspirin, romatizma ilaçları, kan sulandırıcı ve idrar söktürücülerle Ginseng: Aspirin ve romatizma ilaçları, kalp ilaçları, şeker hapları, idrar söktürücülerle
• Glukozamin; idrar söktürücü ve insülinler
• Kava: Parkinson ve kan sulandırıcı ilaçlarla
• Melatonin: Romatizmal ilaçlar, kortizon ve beta blokerlerle
• Kondriotin sülfat: Aspirin ile birlikte kullanılmamalıdır.

Yan etkilere dikkat

• Ekinezya kullananlarda; mide rahatsızlığı, ishal, kabızlık, alerji
• Garlik kullananlarda bulantı, ishal, kanama, alerji
• Ginseng kullananlarda baş ağrısı, uyku problemi, ürtiker, göğüslerde hassasiyet, tansiyon problemi
• Ginkgo biloba kullananlarda mide rahatsızlığı, ishal, baş ağrısı, kanama, epilepsi, kramplar,
• Glukozamin kullananlarda mide rahatsızlığı, şişkinlik, gaz, ishal
• a Kava kullananlarda uyuklama, kaşıntı, karaciğer rahatsızlığı
• Melatonin alanlarda uyuklama, baş ağrısı, depresyon, mide rahatsızlığı,
• Fitoöstrojen alanlarda meme ve rahim rahatsızlıkları, üroit problemleri
• Sarımsak ve zencefil gibi bitkiler kandaki pıhtılaşmayı azaltır. Bu nedenle cerrahi müdahalede bulunulacak kişiler ile aspirin ve ağrı kesici kullananların bu bitkisel ilaçlan almaması gerekir.
• Efedra alanlarda baş ağrısı, sinirlilik, tansiyon yüksekliği, felç ve kalp krizi görülebileceği unutulmamalıdır.

Beslenme Diyet Dergisi
〰〰〰〰🐠

Tuğra

İlaç yerine kuru meyve

"Kabızlık tedavisinde kişilerin en sık başvurduğu yöntem bitkisel ilaçlar... Aslında "Bitkisel ise zararsızdır" düşüncesiyle yapılan bu uygulamalar son derece sakıncalı olabiliyor."

İlaç yerine kuru meyveler kurtaracınız olabilir!   

Kabızlık tedavisinde kişilerin en sık başvurduğu yöntem bitkisel ilaçlar... Aslında "Bitkisel ise zararsızdır" düşüncesiyle yapılan bu uygulamalar son derece sakıncalı olabiliyor. Bu nedenle seçilen yöntem ve bitkisel ilaç tercihi çok önemli. Hiçbir önlem almadan, yani diyet ve egzersiz gibi sorunu uzun süreli giderici çözümleri uygulamadan, sık sık bitkisel ilaçların kullanılmasının kolon kanseri riskini artırdığı biliniyor.

Sinameki yapraklarının yanı sıra cehri, acı çehre, ravent, sarısabır gibi müshil etkili bitkilerin taşıdığı antrasen türevi etkili bileşenleri iritan müshil grubuna giriyor. Dolayısıyla bu grup müshillerin sadece bağırsak tembelliğinde (atonik kabızlık) ve iki haftadan uzun süreli, sürekli olarak kullanılmaması önerilmiyor.

Bu bitkilerin sık sık kullanılması bağırsak tembelliğini daha da ciddileştirerek kişileri artık bu ilaçlar olmadan normal dışkılama yapamaz hale getirebilir. Ayrıca iritan özelliği nedeniyle bağırsaklarda sürekli tahrişe yol açacağından kolon kanserine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle bu tarz bitkiler bağırsakların boşaltılması gereken acil durumlarda kısa süreli olarak kullanılmalıdır.

Ciddi vakalarda sinameki yerine barut ağacı kabuğu kullanılması daha az yan etkiye sahip olması, tahriş edici etkisinin daha düşük olması nedeniyle tercih edilebilir. Ülkemizde bulunan bu bitkinin dal kabuklarının toplandıktan sonra bir yıl bekletilmesi gerekiyor. Taze kabuklar tahriş edici özellikte...

MİKTARI ÇOK ÖNEMLİ

Şüphesiz bu grup bitkisel müshillerin kullanılan miktarı da çok önemli. Bu bakımdan bu gruba dahil olan bitkileri mümkün olan en düşük oranda taşıyan ve etkileri daha güvenilir diğer bazı bitkilerle desteklenen bitki karışımlarının kullanılması daha güvenilir.

Güvenilir bitkisel müshiller arasında lif, şeker ve organik asit içeriği (sitrat ve tartaratlar) zengin bazı meyveler yer alıyor. 50-70 gram civarında kurutulmuş mürdüm eriği, demirhindi meyve pulpası ve kuru incir meyvesi yenmesi hem lifli yapısı hem de şeker bileşiminin ozmotik etkisiyle yararlı olabiliyor. Ayrıca bu meyvelerden hazırlanan reçel, şurup ya da çay karışımlar öneriliyor.

LİFLİ GIDALAR TÜKETİN

Bitkisel müshiller arasında daha güvenilir olarak kabul edilen bir diğer grup ise şişerek bağırsak hacmini genişletmek suretiyle etkisini mekanik olarak gösterenler. Polisakarit tipi bileşime sahip pektin, müsilaj, tipi bileşenler bakımından zengin bitkiler herhangi bir sistemik etkiye sahip değil. Bunlar suyu tutarak kalın bağırsaktan geçiş hızını artırır. Etkileri 24 saat sonra başlar ve birkaç gün sürebilir.

Ancak bu tip ürünler bağırsak gazı oluşumuna yol açabilir ve aynı süreçte alınan ilaçların emilimini engelleyebilir. Bu nedenle ilaç kullanan kişilerin dikkat etmesi gerekir.

Bu tip etkiye sahip bitkiler arasında 'karnıyarık tohumu' hem atonik (tembel bağırsak) ve hem de spastik kabızlıklarda yararlı olabiliyor. Etkisi müsilaj bakımından zengin tohum kabuğu tarafından gösteriliyor.

Tohum kabuğu ayrılarak kullanılıyor, iç kısmından ise hayvan yemi olarak yararlanılıyor. Ancak rektal ameliyatlardan sonra bu tip şişen ürünlerin kullanılması sakıncalı olabiliyor.

Sonuç olarak kabızlık kalıcı hale gelmeden uygun beslenme ve egzersiz düzenlemeleriyle sorunun giderilmesi önemli. Yüksek lif içeriğine sahip bir beslenme programı tercih edilmeli ve güvenilir bitkisel ürünlerle gerektiğinde destek sağlanmalı. Günde 8-10 bardak su içilmeli. Her gün aynı zaman diliminde, tercihen kahvaltıdan sonra tuvalete gitmeyi alışkanlık haline getirmeli ve fazla zorlamanın da sakıncalı olabileceği göz önüne alınmalı.

Star - Prof. Dr. Erdem Yeşilada
〰〰〰〰🐠