Panik atakmısınız?

Başlatan İsra, 23 Nisan 2010, 15:26:12

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

İsra

Panik atak, herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan, özellikle kalbin hızlı çarpması, nefes alamama, boğazda tıkanıklık hissi, kontrolü yitirme ve ölüm korkularının eşlik ettiği panik nöbetleridir.

Panik atak, tedavi edilmediğinde beraberinde depresyon gibi başka psikiyatrik hastalıkları da doğurur.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikiyatrist Dr. F. Tuna Burgut, toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren panik atak ile ilgili şöyle bilgi veriyor:

Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri olarak tanımlanır.

Panik atak hastası neler yaşar?

Panik atak geçiren bir insanın hayatı dramatik olarak değişir. Hasta kontrolünü kaybettiği, ölmek üzere olduğu, ya da aklını kaçırmak üzere olduğunu hisseder. Panik atak vücutta hızlı ve complex değişikliklere sebep olur. Panik atağın o anda sebep olduğu bir çok organ fonksiyonundaki değişiklik, geçirilen bir kaza ya da ağır bir zehirlenmedeki değişikliklerden daha fazla bile olabilir. Panik atak kesinlikle bir hastalıktır ve tedavi gerektirir.

Ara ara gelişen bir durum olmasına rağmen tedavi edilmediğinde ‘atak’ların sıklığı artabilir ve beraberinde depresyon gibi, genel endişe halleri gibi başka psikiyatrik hastalıklara sebep olur. Hastalar ataklar arasında gergin ve huzursuz olurlar ve her an yeni bir atak gelişebilir korkusuyla bir genel endişe durumu geliştirir ki buna ‘beklenti anksiyetesi’ adı verilir. Hasta evden çıkamamaya, yalnız kalamamaya başlar ve hayatı felç olur.

Panik atak neden oluyor?

Panik atakların nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik etkileşimin olduğu düşünülür. Panik ataklar kadınlarda erkeklerde olduğundan iki kat daha fazla görülür. Toplumda her 100 kişiden 3-4 kişi ya panik atak hastalığı geçirmiş ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Panik atak psikiyatristlerin gördüğü en sık hastalık gruplarındadır nitekim depresyondan bile daha sık görülen bir durumdur fakat ne yazık ki hastaların tedavisi için en geç başvurduğu hastalıklardan da biridir.

Hastanın ilk önce teşhisi konulmalıdır

Panik atak hastaları ilk önce genelde hastanelerin acil servislerine göğüs ağrısı, nefes alamama gibi şikayetlerle gittikleri için, bir çok tıbbi testlerden geçerler. Kalp, akciğer ile ilgili vs ‘medikal’ bir hastalık olmadığını anlayan hekimler hastayı taburcu ederler ve hasta bir sonraki nöbette kadar tedavi aramazlar. Fakat panik hastalarının çektiği acı ve güçlük düşünüldüğünde, panik ataklarının da kesinlikle ‘acil’ bir durum olduğu ve hemen teşhis edilip doğru tedaviye yönlendirmenin visal olduğu anlaşılmalıdır. Bu açıdan hem doktorları hem de hastaları psikiyatrik hastalıklar açıdan eğitmek büyük önem taşır. Hastanın ailesinin de hem hastayı anlayabilmesi, hem de tedavi sürecinde destek verebilmesi acısından eğitilmesi önemlidir.

Panik bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır

Bu ilaç tedavisi ya da psikoterapi olmak üzere iki büyük başlık altında toplanabilir. En iyi tedavi hem ilaç, hem de terapinin beraber yapıldığı bir tedavi sürecidir. Bunun yanında gevşeme egzersizlerinin de hastaya öğretilmesinde fayda vardır. Panik atakları sırasında ilaç kullanımın pek faydası olmaz. Doğru ilaç seçimi, uygun süre ve dozların kullanımı atakların tekrarlanmasını önler. Terapi yöntemleri de ataklara sebep olan duyguları ve düşünceleri inceleyerek uzun vadede panik atakları azaltır veya tamamen ortadan kaldırır.

Stres ve endişeden uzak duralım

Hayatımızdaki stresin yükünun, vücudumuzun strese karsı reaksiyonunun, erişkin hayat şeklimizin, çocukluğumuzda büyüdüğümüz çevrenin, genetik faktörlerin ve düşünme patenlerimizin hepsi, hayatta endişe ve panik bozukluklarına ne kadar yatkın olup olmadığımıza belirleyici rolleri vardır.

Bunlar arasında genetik faktörlerimizi ve çocukluğumuzdaki travmaları değiştiremiyeceğimize göre, erişkin hayattaki hayat şeklimizi, düşünce patenimizi, altına girdiğimiz stresi ve vücudumuzun direncini üzerinde durmalıyız. Hayatımızda bize kısa ve uzun vadede strese sokan faktörleri belirlemekte fayda var ve bunları yine kısa ve uzun vadede tamamen değiştiremezsek de hafifletme yolları aranmalıdır.

Yaşam şeklimizi düzenleyelim

Bunun yanında vücudumuzun strese olan reaksiyonunu azaltmak ve direncini arttırmak amacıyla günlük egzersiz, dengeli beslenme ve uyku çok önemlidir. Günlük relaxasyon egzersizleri, nefes alıp verme egzersizleri, yoga ve benzeri bir çok fiziksel rahatlama şekilleri vardır ki kişinin deneyerek kendisine en uygun olanı seçebilir.

Düşünce patenlerimizi öğrenmek ve gerektirdiğinde değiştirmek, olgunlaştırmak da anksiyeteye olan yatkınlığımızı azaltmaktaki en önemli faktörlerden biridir. Düşünce seklimizi belirleyen bir çok faktör vardır ki değiştirmek hemen ve kolay bir is değildir. Nitekim aldığımız eğitimimizin, çocukluğumuzda büyüdüğümüz çevrenin ve hatta miras edindiğimiz genetiğimizin bunda etkisi vardır.

Psikoterapi kendimizi daha iyi tanımamıza, düşünce şekilerimizin daha farkında olmamıza ve bizi anksiyete ve panik hastalıklarına yol açan ikilemlere ve düşünme şekillerine ulaşmamıza yardımcı olur.

Psikiyatrist Dr. F. Tuna Burgut


omur

Allaha sükür degilim.
Allah yardimcisi olsun panik atak olanlarin.

Tuğra


Hayatın zorlukları yaşanan olumsuzluklar insanları bazen savunmasız ve güçsüz bırakabiliyor. Bu dönemi zaman zaman hepimiz yaşamışızdır, yaşamaya da devam ediyoruz. Böylesi durumlarda insanlar depresyon geçirebiliyor ya da farklı psikolojik hastalıklara yakalanabiliyorlar. Ne yazık ki birçok insanın hayatını zorlaştıran ve son günlerde sıkça duymaya başladığımız panikatak da bu hastalıklardan biri.

Panik atak, başta panik bozukluk olmak üzere birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda görüle yoğun korku, kaygı, yoğun endişe karışımı bir nöbettir. Panik atak aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan bir özelliğe sahiptir.

Panik atağın belirtileri nelerdir?

1- Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması
2- Terleme
3- Titreme ya da sarsılma
4- Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları
5- Soluğun kesilmesi
6- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
7- Bulantı ya da karın ağrısı
8- Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
9- Derealizasyon (gerçek dışılık duygular) ya da deparsonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
10- Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
11- Ölüm korkusu
12- Paresteziler (uyuşma ya da karıncalaşma duyumları)
13- Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

Panik atak ile ilgili bilinmesi gereken gerçekler nelerdir?

Panik bozukluğu bir kalp rahatsızlığı değildir.
Panik bozukluğu ölüme yol açan bir hastalık değildir.

Panik bozukluğu bir akıl hastalığı değildir.
Panik atağı sırasında insanların öldüklerine, delirdiklerine ya da kontrol dışı davranışlarda bulunduklarına ilişkin hiçbir tıbbi bilgi yoktur.

Panik atak insanı hem duygusal yönde hem de bedensel anlamda aşırı derecede zorlayan bir yaşantıdır fakat bunu yaşayan bilir ve dışarıdan anlaşılmaz.

Panik atak sırsında yaşanan nefes alma sorununu aşmak için yapılan en büyük hata hızlı nefes alıp vermektir. Oysa o daha yorucudur, yapılması gereken derin ve sakin nefes almaktır.

Atak geçireceğim diye dışarı çıkmaktan, kalabalık yerlere gitmekten korkmayınız. Bu konudaki temel davranışınız hastalıktan önce neleri yapabilmekteyseniz onları yapmayı sürdürmek olacaktır.

İlaç tedavisi panik atakları azaltmak için etkilidir ama sadece ilaç yeterli değildir. Bunun yanında eğer psikoterapi alırsanız sorunla başa çıkmayı öğrenmiş olursunuz.

Tedavi içerisinde bile atakları yaşamaya devam edebilirsiniz, ama nasıl engelleyebileceğinizi öğrenmiş olduğunuzdan daha hafif atlatacaksınızdır.

Atak başladığında belirtilerin en yoğun yaşandığı süre 10 dakikadır. Sağlık kuruluşlarına gitmeye çalışsanız bile vardığınızda geçmiş olacaktır. Unutmayın fizyolojik değil psikolojik bir rahatsızlıktır.

internet haber
〰〰〰〰🐠

Günbatımı

Panikatağın, sadece ölüm korkusu olduğunu sanıyordum.  za1))

(Bu hastalığın belirtilerinde de nefes darlığı var!  e52)) )
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

ihvan

her an yakalanabilen bir hastalık...bu konuda bayağı uzmanlaştım...aslında panik atak denilen şey..bir vesvese olayıdır.aşırı derecede yüklenilen vesvese.. düşünün 360 damardan pompalanan.sana şu olacak,sana bu olacak  vesvese  ler le  geçen bir ömür.(üç harflilerin kişiye musallat olması.hastalığı .panikatak)..tedbiri kolay.çok kolay.....ehli olan bir hoca efendiden.faydalanmak.dr ler geçici ilaçlı çözümler söylesede.vesvesenin en etkili ilacı.ve şifası ehlince yazılacak ayeti kerimeler dir.acizane...

omur

Alıntı yapılan: ihvan - 14 Haziran 2010, 16:40:17
her an yakalanabilen bir hastalık...bu konuda bayağı uzmanlaştım...aslında panik atak denilen şey..bir vesvese olayıdır.aşırı derecede yüklenilen vesvese.. düşünün 360 damardan pompalanan.sana şu olacak,sana bu olacak  vesvese  ler le  geçen bir ömür.(üç harflilerin kişiye musallat olması.hastalığı .panikatak)..tedbiri kolay.çok kolay.....ehli olan bir hoca efendiden.faydalanmak.dr ler geçici ilaçlı çözümler söylesede.vesvesenin en etkili ilacı.ve şifası ehlince yazılacak ayeti kerimeler dir.acizane...


Evet, çok haklisiniz.
Aynen katiliyorum.

İsra

Nefes alamayıp boğulacak gibi olma, terleme, göğüs ağrısı, ölme veya delirme korkusu yaşayan kişiler kendilerinde panikatak olduğunu düşünüyor ve kendi kendine bunu yenmeye çalışıyor. Halbuki tekrarlayan panikataklar kaygı bozukluğudur. Tedavi edilmeyen panikataklar, depresyona ve intihara sürükleyebilir.

İnternetten, kitaplardan araştırma yaparak kendisinde panikatak olduğuna inanan birçok insan var. Bu insanlar panikatağın psikolojik bir hastalık olduğunu düşünüyor ve çoğu zaman kendi kendisine yenmeye çalışıyor. Sonuç alamayınca da iş, aile ve sosyal hayatında kısırdöngüler içine giriyor. Bu durum genelde kalp çarpıntısı, nefes alamayıp boğulacak gibi olma, titreme, terleme, göğüs ağrısı, el ayak titremesi, baş dönmesi gibi şikâyetlerle başlıyor.

Birçok kişi panikatak gelecek diye tek başına otobüse binemez, yalnız araba kullanamaz ya da hiç araba kullanmamayı tercih eder. Panikatak sosyal fobiye de zemin hazırlamaktadır.

Sağlıklı olduğu söylendiği halde sürekli doktorlara giden kimse ne kadar hatalıysa hiçbir sağlık kontrolünden geçmeden kişinin panikatak hastası olduğunu düşünmesi de o kadar yanlıştır. Çünkü, panikatak fizyolojik belirtilerle ortaya çıkan bir hastalık olup belirtilerin çoğu birçok organik hastalıkta da görülür. Yine panikatak geçirmiş olmak başka, panik bozukluk başkadır. Panikataklar birçok organik ve psikolojik hastalığa eşlik eden durumlar olup en sık rastlanılan kaygı bozukluğuna bağlı panik bozukluktur.

Panikatakta şu belirtilerden en az 3 veya 4 tanesi bulunur: Kalp çarpıntısı, nefes alamayacak gibi solunum sıkıntısı, insanı felç edecek kadar şiddetli korku ve endişe, baş dönmesi, sersemlik hissi, mide bulantısı, titreme ve terleme, boğazına bir şey tıkanmış gibi hissetme, göğüs ağrısı, sıcak basması, el ve ayak parmaklarında uyuşma ve karıncalanma, delirme veya ölüm korkusu, çevreye karşı yabancılaşma hissi.

Panikataklar tekrarlarsa ve eşlik eden psikolojik durum organik problemle uyumlu değilse bir kaygı bozukluğu olduğu düşünülerek psikolojik açıdan da tedavi gerekir. Panikatakta genellikle ilk atağı tetikleyen bir sebep bulunur. Bu bir yakının ölümü, bir trafik kazası gibi büyük bir neden olabildiği gibi kahveden sonra kalp çarpıntısı gibi basit bir neden de olabilir. Hayat stresleri ne kadar çok olursa panikatağa yatkınlık da o kadar çoktur. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha fazla görülen panik bozukluk sebebiyle; panikatak geçiren ev hanımlarının çoğu evden dışarı çıkmamayı tercih ederek kendilerini yavaş yavaş dış dünyadan koparırlar. Hastalığın nedenine göre psikoterapi ve ilaç tedavisi gerekir. Panikatağa yol açan hastalıklar tedavi edilmediği takdirde işle ve sosyal hayatla ilgili olumsuzlukların yanı sıra ortaya çıkış nedenine göre depresyona, intihar veya intihar girişimlerine ve madde bağımlılığına yol açmaktadır.

En sık rastlanan belirti; hemen öleceğini düşünmek

Aslında hastalık her ne kadar psikolojik olsa da kalp kapakçık problemleri, şeker hastalığı, alerjik hastalıklar, akciğer rahatsızlıkları, anemi, tiroit problemleri gibi pek çok organik hastalık panikatak rahatsızlığını tetikleyebilmekte. Bununla beraber bu hastalıklar herkeste panikatağa yol açmaz. Panikatak hastalarında tetikleyen bir fizyolojik hastalık olması da şart değildir. Hastalıkta en sık rastlanılan belirti kişinin atak esnasında hemen öleceğini düşünmesidir. Bazı durumlarda bu düşünceye bilinçli olarak karşı koysa da duygularına hakim olamayan kişiler de vardır.

Bilinçlenme, atakları önlüyor

Tedavide hastanın bilinçlenmesi çok önemlidir. Hasta beden kimyasını nelerin etkileyeceği ve panikatağın ortaya çıkmasına nelerin neden olabileceği konusunda bilinçlendirildiğinde atakları daha sükûnetle karşılar. Bu da atakların arasının açılmasını ve hastalığın nedenine göre sonuçta tamamen ortadan kalkmasını kolaylaştırır. Stresle başa çıkma yollarının bilinmesi, dengeli beslenme, doğru nefes alma (diyafram nefesi), kas gevşetme çalışmaları, spor, sosyal faaliyetler vb., bilinen organik hastalıkların tedavisi, panikatak tedavisini hızlandırır.

Psikolog
Ferika Teymur Artır

cennet_nuru

#7
Ay bnde war ya panik atak çok kötü oluyor birde astım hastasıym iyice zorlanıorm her defasnda kesin ölüorm diyorm çok çok zor oluyor Allah kimsenn başına wermesn

Alıntı YapNefes alamayıp boğulacak gibi olma, terleme, göğüs ağrısı, ölme veya delirme korkusu yaşayan kişiler kendilerinde panikatak olduğunu düşünüyor ve kendi kendine bunu yenmeye çalışıyor. Halbuki tekrarlayan panikataklar kaygı bozukluğudur. Tedavi edilmeyen panikataklar, depresyona ve intihara sürükleyebilir.

İsra kardesm bunların hepsi bnde oluyor hem gülüyorum hem ağlıyorum delirdim sanıyorum çok zor oluyor yaa çok korkuyorum we Rabbim korusun intihar bile denedm ama inançlı insanlarız elhamdülillah vazgeçtim şimdi biraz iyiyim
O göremediğin koskoca derya gönlümdür...Gördüğün sahil ise dilim...Kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma...!!Onlar aşktan gel-git'im...Beni kendinde,kendimde arama...Ben hem bende hem sende bir gizim...!!Beni Mecnun'dan Leyla'dan sorma...!!Ben sadece MEVLA'dan bir izim ... !!!

ihvan

cennet nuru kardeşim haklı.inanç frenliyor..yada frenledi diyelim...neticede ehli olan hoca efendiye acilen gitmek..

İsra

Allah şifa versin

ilaç kullanıyor musunuz ?

cennet_nuru

Hayır kullanmıyorum ailem müsade etmiyor kendin yenebilirsin diyorlar bende elimden geleni yapıyorum ...
O göremediğin koskoca derya gönlümdür...Gördüğün sahil ise dilim...Kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma...!!Onlar aşktan gel-git'im...Beni kendinde,kendimde arama...Ben hem bende hem sende bir gizim...!!Beni Mecnun'dan Leyla'dan sorma...!!Ben sadece MEVLA'dan bir izim ... !!!

İsra

Allahu tela hastalık veriyor ama ilacını da veriyor.önce bir doktora görünmelisiniz ve ilaç kullanıp kullanmamanız gerektiğini onun belirlemesi lazım


Tuğra

Beyinde diğer organlar gibi hasta olabilir, tedavi edilmesi gerekir.
〰〰〰〰🐠

cennet_nuru

İnş en kısa sürede doktora gideceğim ...
O göremediğin koskoca derya gönlümdür...Gördüğün sahil ise dilim...Kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma...!!Onlar aşktan gel-git'im...Beni kendinde,kendimde arama...Ben hem bende hem sende bir gizim...!!Beni Mecnun'dan Leyla'dan sorma...!!Ben sadece MEVLA'dan bir izim ... !!!

Günbatımı

Geçmiş olsun Cennet Nuru kardeşim. Panik atak tedavisinin en az 2 yıl sürdüğünü duymuştum ama bu sadece kulaktan dolma bir bilgi. Eğer doğru ise de geciktirmemekte fayda vardır...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana