Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Çok komik Fıkralar :)

Başlatan Miftahulkuluub, 20 Temmuz 2007, 02:18:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

armonya

HEPSi BiZiM TEMEL ve FADiME'DEN...
-Temel Istanbul'da bir büfe acti.Sosyeteden bir genc gayet nazik bir sekilde -"amca,rica etsem
bana bir Marlboro verirmisiniz" deyince; Temel-" ne yalvaruyisun, yoksa parayi vermeyecekmisun" der.

-Temel ile arkdslari domuz avina cikmislar.Temel de tüfek yoktur. Bir kayanin üstünde oturmus
arkdslarini izliyor.Arkdslari ne kadar attiysa da domuzu avlayamadan,mermileri bitiriyor ve Domuzun geldigini görünce kacmaya basliyorlar. Kacarken Temel'e "Temel,ne oturuyisun asagudan domuz
geluyi kacsana" deyince Temel,"niye kacacagum ben domuza bi se etmedumki" der.

-Temel bir gün Fadimeyi tabakla dövmeye baslar.Komsusu görünce kosa kosa gelir." ne edeyisun
Temel, niye vuruyisun,yazik degil mi,günah degil mi,acimayimisun? " deyince Temel-" yooo niye aciyacagum tabak kurulmadi ki" der.

-Temel ile Fadime birbirine küs,konusmazlar.Temel'e sorarlar "Temel, Fadime'yle konusmuyosrsunuz,
peki nasil anlasiyorsunuz?" "Temel,benum ihtiyacum oldimi islik calayirum" der. Pekiii derler, onun
ihtiyaci oldugunda ne yaparsiniz? Temel, " o zaman da Fadime yanuma gelerek islik mi caldun der "

-Temel her aksam icer,ama her aksam...bir aksam icmeden uykusu gelir,yatarken Temel Fadimeye;
"pen yatayirum,icesum gelice beni kaldur" der.Fadime ," ola basimun pelasi nerden bilecegum ne
zaman iceceguni" deyince;Temel " sen hele bi kaldur,gerisi kolay" der.

-Fadime birgün Temel'e ben zayiflamak isteyirum der. Temel de ona "seni ata bindureyim.Bu iyi bi
yontem imis" der. Fadime kabul eder.Zaman sonra Temel,bu durumu Dursun'a anlatir,"Dursun ne
oldi piliyimisun" der.Dusun," ola ne oldii " ? deyince,Temel,"bizum Fadime zayiflamak icin ata bi-
neyi" Dursun ,"ne oluyi faydasini goruyi mi ?" Temel," bilmem, at 5 kilo verdi" der.:)
Ne azap ne sitem yalnızlıktan...Kime ne; aşılmaz duvar bendedir...Süslenmiş gemiler geçer açıktan, Sanırım, gittiği diyar bendedir. Yaram var...Havanlar dövemez merhem, Yüküm var... Bulamaz pazarlar dirhem, Ne çıkar; Yollar ki, Allaha çıkar, bendedir...

Günbatımı

Ahmet Bey her sabah işe giderken, esnaftan birinin papağanı da ona sürekli hakaretler yağdırırmış:

_ Aptal Ahmet Beeey, şişko Ahmet Beeey! vs.

Ahmet Bey önceleri "hayvan işte" deyip aldırmamış fakat bu durum her gün her gün de çekilmez olmuş. Sonunda papağanı sahibine şikayet etmiş.

_ Üstadım olmuyor böyle, şuna bir çare bul, demiş.

Papağanın sahibi papağanı bir güzel azarlamış.

_ Bir daha Ahmet Bey'e kötü bir laf edersen, senin dilini keserim. diye de tehtid etmiş.

Ertesi sabah Ahmet Bey yine işe giderken bizim papağan:

_ Ahmet Beey, Ahmet Beeey! ANLARSIN YA! demiş.
:hihi :hihi :hihi :hihi
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Günbatımı


Adamın biri lokantaya girer ve kendisine bir meşrubat söyler. Garson bir robottur. Adama mükemmel hazırlanmış bir meşrubatı çabucak servis yaparken sorar:

- 'IQ'un kaç?'Adam -'150' diye cevaplar..

Robot adamın IQ seviyesine göre sohbete başlar; uzun uzun quantum fiziği, küresel ısınma, biyoteknoloji, ekonomi, insanlığın yaradılışı gelişimi üzerine konuşur.. Adam robotun bilgisinden etkilenerek kendi kendine 'Bu gerçekten inanılmaz' diye düşünür...

...ve robotu denemeye karar verir. Lokantadan kalkar, tekrar kapıdan girer, Lokantaya gelir ve yeni bir meşrubat söyler.

-'IQ' un Kaç?' Adam -'100 civarı' diye cevaplar.

Robot gene uzun uzun sohbete başlar ama bu kez futbol, borsa, arabalar, kadınlar, hakkında sohbet açar. Cok etkilenen adam robotu bir kez daha test etmeye karar verir ve tekrar kalkar.

Yeni bir müşteri gibi Lokantaya yaklaşır, bir meşrubat daha söyler. Robot çabucak servis yaparken yine sorar:

-'IQ' un kaç?'. Adam, 'hımm, sanırım 50 civarı' der.

Bunun üzerine robot, adama son derece yavaş bir biçimde, anlayacak şekilde slogan atmaya başlar:

- "Türki-ye laik-tir laik ka-la-cak... Dee-niz bak-sana, kaç kişi-yiz saysana...."
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

İsra


sidelya

Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve:
-Sizi tebrik ederim beyfendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size üçyüzmilyon lira ödül vereceğiz, ne yapmayi düşünüyorsunuz, demiş.
Temel:
-Hemen cidup bi ehliyet alacagim demis.
-Ne! senin ehliyetin yok mu?
demeye kalmadan yandan Fadime söze girmis:
-Siz ona bakmayin memur bey içince hep boyle sapitiyi
Polis iyice sinirlenmeye baslamis.
Derken arkadan dursun:
-Ula ben size demedimmi çalinti arabayla yola
çikmayalim basimiza bi is gelir diye.
Trafik polisi iyice zivanadan çikmis ve bagajdan idris
atlamis:
-Noldu usaklar geçtik mi siniri?

:hihi  :hihi
Ya Rab ya ver bana mihnetimce takat ya da takatim olduğunca mihnet...

zeberced

Alıntı yapılan: günbatımı - 17 Aralık 2008, 19:14:09
Ahmet Bey her sabah işe giderken, esnaftan birinin papağanı da ona sürekli hakaretler yağdırırmış:

_ Aptal Ahmet Beeey, şişko Ahmet Beeey! vs.

Ahmet Bey önceleri "hayvan işte" deyip aldırmamış fakat bu durum her gün her gün de çekilmez olmuş. Sonunda papağanı sahibine şikayet etmiş.

_ Üstadım olmuyor böyle, şuna bir çare bul, demiş.

Papağanın sahibi papağanı bir güzel azarlamış.

_ Bir daha Ahmet Bey'e kötü bir laf edersen, senin dilini keserim. diye de tehtid etmiş.

Ertesi sabah Ahmet Bey yine işe giderken bizim papağan:

_ Ahmet Beey, Ahmet Beeey! ANLARSIN YA! demiş.
:hihi :hihi :hihi :hihi

Bu benim cok sevdigim bir fikra
Tesekkürler günbatimi

Günbatımı


Birşey değil Zeberced. Benim de eskilerden bildiğim bir fıkraydı. Hatırlamış olduk.


BİZİM ATALARIMIZ

Temel bilim adamı iken, bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Bu davette birçok ülkeden bilim adamı vardır.

Her ülkenin bilim adamı ülkesini temsilen anlatmaya başlar. Önce Amerikalılar söz alır:

"Biiz, ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 m. aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır."

Sıra Türkiye'ye gelir ve Temel anlatmaya başlar:

"Biz, ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 m. aşağı indik ama bir şey bulamadık. Öyleyse atalarımız da telsiz telefon kullanmışlar."  :D

Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Miftahulkuluub

HOCANIN BORCU

       Hoca adamın birisine borçlu imiş. Adam her gün gelir parayı ister. Hoca da “Yakında vereceğim “ dermiş. Adamın sabrı iyice taşar .
       Hocaya ;
    __”Nasıl olacak ? Hoca da ;
    __”Bahçenin etrafındaki tellere koyunlar takılacak. Yünler birikecek. Biriken yünleri ip yapıp , ipten çorap örüp , onları satıp borcunu ödeyeceğim “ demiş.
       Adam bu hale kahkaha ile gülmüş.
       Hoca da ;

    __”Parayı peşin görünce nasıl gülüyor” der .
İncemeseleler    Sadakat.Net    İns SadakatForum  Sevadı Azam


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

telecafe


Ya miftahal kulub gardasim  !!

Tansiyonumun düstügü bir anda
Vesile oldunuz bir nebze tebessüme
Bazi anlar; atesi yükseltiyor kanda
Hayellerin bazisi tahvil oluyor tecessüme.


selam,saygi ve muhabbetlerimle effendim.

sidelya

Temel yeni ahırına hayvanları yerleştiriyormuş. Fakat sıra develere geldiğinde develerin kapıdan geçemediğini anlamış. Başlamış kapının üst kısmını parçalamaya. Oradan geçen biri sormuş:

-Birader ne yapıyorsun?

-Ula devenin boyni çok uzun,kapıyu uzatayrum!

-Kapının girişindeki toprağı biraz kazsana!

-Devenin boynu uzun ayakları değul!
Ya Rab ya ver bana mihnetimce takat ya da takatim olduğunca mihnet...

garsli36

CEFER AĞA
Erzurum Belediyesinin kuruluş yıllarında fahri olarak her işe koşuşturan Cafer Ağa'nın bu gayretkeşliğini ödüllendirmek için Ankara'ya gidecek heyete onu da yazmışlar.
Cafer Ağa bu haberden çok memnun olmuş. Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adını yazarlar mı?
Cafer Ağa o akşam eve hergünkünden farklı bir havayla gelince hanımı merak edip sormuş:
-Cefer, o gözel sufatın niye ele töhmüş, mosolun asmışsan, bişeye mi sinirlendin?
-Ben sinirlenmim kim sinirlensin! Bıhdım usandım. Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Ağa, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Ağa. Şindi de Engere'de hökümatın işi bozulmuş, gel Cefer Ağa!
ELEYSE NİYE DURDUN
Erzurum'lu bir hanım telaşla koşarak belediye otobüsünü durdurmaya uğraşıyor. Halk ıslıklıyor. Şoför acı bir frenle duruyor.
Kadın:
-Gardaş bu otubus İlice'ye gidir mi?
Şoförün canı burnunda, araba dolu, zor durmuş, kızgınlıkla
-Heyir baci, getmez!
Kadın:
-Vış! eleyse niye durdun
VIŞŞŞ SENE NE
Trafik lambaları şehre yeni konulmuş.Trafik polisi kırmızı ışıkta geçen teyzeyi durdurur:
-Teyze teyze dur nereye gidiyorsun?
Vışşşş devamsız, sene ne? Eltimgile gidirem, erimin de heberi var!
NE TİLKİSİ
Tebrizkapı civarında bir camide müezzinlik yapan Emin Hafiz, darlandıkça uydurduğu firkete ile yardım kasasından kağıt paraları aşırmaktadır.İmam Efendi, kasadan sürekli bozuk para çıkmasına bir anlam veremez ve işi kolaçan ettiğinde durumu anlar. Münasip bir lisanla bunu Emin Hafiz'e söyler:
-Hafiz, diyirem ecep bu kasaynan bir tilki mi oynir?
Tilkiliği kendine yediremeyen Emin Hafiz, elini yumruk yapıp göğsüne vura vura:
-Ne tilkisi Hocam, bu aslan bu aslan!
SUÇUMUZ NE?
Tebrizkapı'da kaldırıma yaslanarak zorla durabilen kamyonu görünce Trafik Polisi hemen yanaştı:
-Hoop hemşerim, burada durmak yasak!
-Aman terpetme gurban olim, frennerim dutmir.
-Senin farların da kırık?
-Mehellenin pijleri...
-Silecekler de yok?!
-Vış, ahan ben de yeni gördüm.
-Ehliyet ruhsat lütfen.
-VAllah rühset yok, ne yalan diyim. Ehliyet de emim de.
-Peki, sana elli lira ceza yazıyorum.
-Gurban olim polis bey, ahan vermesine verah da, suçumuz ne?

Kalin saglicakla...garsli36

setre

Adam, karısının kedisinden nefret etmektedir. Kadın evde
yokken arabaya attığı gibi uzak bir mahalleye bırakır hayvanı.. Eve
geri gelir bakar bizimki kanepenin üzerinde mışıl mışıl
uyuyor..

Ertesi hafta daha uzağa bırakır.. Geri gelir bizimki gene kanepenin
üzerinde!..

Bir hafta sonra daha da uzağa bırakır, geri gelir, gene evde!..

En sonunda alır hayvanı gider, gider, gider.. Akşam
evin telefonu çalar.. Karısı telefonu açar. Karşısında kocası.

"Alo? Necla kedi evde mi?"

"Evdeee.."

"Versene şunu telefona bana yolu tarif etsin.."
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

İsra

Çoban yol kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek Cerruti ayakkabılar giyen Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağı inmiş ve çobana sormuş :

Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin ?

Çoban bir adama bir koyunlara bakmış tamam diye cevap vermiş.

Genç adam arabasına park etmiş telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş GPS'ini kullanarak yeri taramış bir data base ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş ve tam olarak 1586 adet koyunun var demiş.

Çoban doğru diye cevap vermiş. Koyununu alabilirsin. Genç adam koyunu almış ve jeep'inin arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş ve eğer ben senin işinin ne olduğunu bilirsem koyunumu geri verir misin diye sormuş.

Adam evet neden olmasın diye yanıtlamış. Çoban sen bir danışmansın demiş. Genç adam nasıl oldu da bildin diye sormuş. Çoban çok basit diye cevap vermiş. Buraya çağrılmadan geldin bu bir. ikincisi benim zaten bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden koyun aldın. Üçüncüsü yaptığım hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın.

Fatihan


atkneyll

#134



11 kişi bir helikopterden sarkan halata asılıdırlar.

10 erkek ve bir kadın.

İp herkesi taşıyacak kadar güçlü olmadığı için birinin bırakmasi gerektigine karar verirler yoksa düşeceklerdir.

Bu kişinin kim olacağına karar veremezler, ama o anda kadın çok etkileyici bir konuşma yapar.

Tamamen gönüllü olarak ipi bırakabilecegini söyler.

çünkü bir kadın olarak, kocası için, çocukları için ve aslında genelde erkekler için her seyi bırakmaya alışık oldugunu söyler, hem de karşılıksızca.

Hikayesini bitirir bitirmez, tüm erkekler onu alkislamaya başlarlar....

Biz büyüdük ve kirlendi dünya..