Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Çok komik Fıkralar :)

Başlatan Miftahulkuluub, 20 Temmuz 2007, 02:18:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

osmanli

VIŞŞŞ SANA NE 

   Trafik lâmbaları şehre yeni konulduğunda, trafik polisi kırmızı ışıkta geçen yaşlı bir teyzeyi durdurup sorar:

   - Teyze, teyze! Dur, nereye gidiyorsun? Bak kırmızı ışık yandı.

   Yaşlı teyze şaşkın ve kızgın bir şekilde cevap verir:

   - Vışşşş münasebetsiz. Sana ne benim nereye gittiğimden?

   -Ama böyle gidemezsiniz.

   - Eltimgile gidirem. Hemi de erimin heberi var sana ne oluyor?


setre

Hemşerim Karadenizli musun?"
Temel Londranın ortasında, sokakta İngiliz giyimli, -melon şapkalı, elinde şemsiye, bir adama yaklaşır
Adamın yüzü ve burnu tam Karadeniz tipli
Temel sorar;
-Hemşerim Karadenizli musun?
Adamdan cevap yok!
-Hemşinli misun? Trabzonli musun?
Gene cevap yok Nihayet,
-Rizeli misun? diye sorunca, adam patlar:
-İncilizum, İnciluz
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

mekke 1

selamünaleykün kusura bakmayın  bence bu fıkra bir talihsizlik en azından fransız bir müslüman mühendis olabilir vebale girebilirsiniz tersini onlarlardan birisi fıkra diye  yazabilir.Allah bizi görüyor.

Gül_Sultan

Alıntı yapılan: setre - 19 Şubat 2009, 23:54:38
Hemşerim Karadenizli musun?"
Temel Londranın ortasında, sokakta İngiliz giyimli, -melon şapkalı, elinde şemsiye, bir adama yaklaşır
Adamın yüzü ve burnu tam Karadeniz tipli
Temel sorar;
-Hemşerim Karadenizli musun?
Adamdan cevap yok!
-Hemşinli misun? Trabzonli musun?
Gene cevap yok Nihayet,
-Rizeli misun? diye sorunca, adam patlar:
-İncilizum, İnciluz


:) :)
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Günbatımı

 a15)) İnciluz ha?!. a15))

Lazların iyi İngilazca konuştuğunu duymuştum...  :hihi
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

elzem


Şehrinde çok kılıbık erkek bulunduğuna inanmayan padişah bu konuya aydınlık getirmek ister ve şehrin bütün erkeklerini toplatarak"Meydana iki çadır kurdum;biri siyah, biri beyaz.Karısından korkan,dayak yiyen,karısına laf geçiremeyenler beyaz çadıra!Karısından korkmayan,karısına "Hot" dedi mi karısı oturan,yani taş fırın erkekleri siyah çadıra!der.
Erkeklerin hepsi light çıkar ve beyaz çadıra girerler.Sadece bir erkek siyah çadıra girer.Padişah sevinir:"Oh be,bir delikanlı çıktı!Hele getirin şu taş fırın erkeğini de tebrik edeyim!"
Adam gelir,padişah sorar:"Helal sana,nasıl oldu da girebildin o çadıra?"
Adam cevap verir:"Padişahım!'Sakın kalabalığa girme!' diye sıkı sıkı tembih etti!"
Bize Bir Nazar Oldu
Cumamız Pazar Oldu
Zaten Bize Ne Olduysa
Hep Azar Azar Oldu..

bozbey

İri yarı,sportmen görünüşlü adamın biri kahvehaneye dalar ve "Varmı bana yan bakan" diye meydan okur.
Ordan birisi oturduğu yerden kalkar ve dışarı çıkarlar.Dışardan pata küte sesler gelir.Sportmen adam içeri girer ve "Ona Karatenin uçan tekmesiyle vurdum"der.Bir başkası çıkar.Yine pata küte aynı sesler yine aynı adam."Ona Tekvandonun yupjakesiyle vurdum"der.Bir başkası çıkar ve yine aynı senaryo. Yok Judonun şu hareketi yok aikadonun bu hareketi.Sabrı taşan Temel fırlar ortaya dışarı çıkarlar ve sadece küt diye bir ses duyulur.Bu sefer içeri giren Temel dir."Ona benim mitsubishinin krikosuyla vurdum".
Kutsal davaların savaşçılarına dünyalık lezzetler haramdır. Onların yegane sermayesi ;davaları , Mükâfatları ise şerefli bir ölümdür.

müteallim

HAYATIMIZ VERGİ VERMEKLE GEÇİYOR

Tilki ormanda nefes nefese koşuyormuş.Karşısına çıkan kaplumbağa
- Tilki kardeş ne bu telaş ?
- 'Ormana maliyeciler gelmiş' demiş tilki ' Şimdi bir bakarlar bende kürk , hanımda kürk , çocuklarda kürk , dünyanın vergisini yazarlar... !

Bunu duyan kaplumbağa telaşla yürümeye başlamış . Onu telaşlı gören leylek
- Hayrola kaplumbağa kardeş ne bu telaş ? diye sormuş
- 'Maliyeciler ormanda' demiş kaplumbağa 'Bende ev hanımda ev çocuklarda ev ' yakalanırsak dünyanın vergisini alırlar !
-Leylekte hemen uçuşa geçmiş .Ağaçların üzerinden maymun seslenmiş

-Leylek kardeş ne iş ? Bu ne acele

- Vergi memurları herkese ceza yazıyormuş , bende yazlık , hanımda yazlık , çocuklarda yazlık ,vergi borcundan batarız ...
- Maymun bunu duyar duymaz bağırarak ağaçtan ağaca atlamaya başlamış. Biraz ilerledikten sonra durmuş.Kendi kendine ;

-İyide ben niye kaçıyorum ki ? demiş .Benim üstüm açık , hanımın üstü açık ,çocukların üstü açık...


  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Uludag

Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

duha

m2)) Teşekkürler hocam l5))
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Fatihan


duha

Temel Çımacı olmuş, ilk kez yurt dışına gitmişti.
Gemi Liverpool Limanı'na yanaşırken,
Temel iskeledeki İngiliz'e bağırdı:
- Tut şu halatı! İngiliz anlamadı bir şey..
Temel yine bağırdı: - Tut şu halatı!
İngiliz'de gene hareket yok...
Temel ortaokuldaki ingilizcesi ile bağırdı:
- Do you speak English?
- "Yes.. Yes.." dedi İngiliz;
Temel öfkeyle bağırdı: - O zaman tut şu halatı !...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

mustantık

Temel yabancı dil öğrenmek istiyormuş. Bir kurs yerine gitmiş,yabancı dil öğrenmek istiyorum demiş. Hangisini demişler? Yabancı olsunda hangisi olursa olsun demiş.
Sana gerekli olmayan şey hakkında konuşma. İster akıllı, ister akılsız hiç kimseyle münakaşa etme. Ve kardeşini, anılmandan hoşlandığın şeyle an.
(Abdulah ibn-i Mes’ud)

hmd

Kayseri'de bir ilkokulda matematik dersinde öğretmen öğrenciye sormuş:

"Altı kere altı?"

"Otuz dokuz."

"Otur, sıfır." diye bağırmış öğretmen.

Öğrencinin bir arkadaşı dönüp merakla sormuş:

"Ya bildiğin halde neden otuz dokuz dedin?"

"Pazarlık edecektim, anlamadı."  s4)) s4))
__________________
Hizmet muvaffak olsun da bizim yerimiz caminin papuçluğu olsun

hmd

Adamin birisi sehirlerarasi yolcu tasimaciliginda kullanmak
üzere
Ford
minibüs satin alir. Ilk sefere çikacagi
gün çok heyecanlidir.
Yolculari tepelemeye doldurur ve yola
çikar. Fakat minibüsü öyle hizli
kullanmaktadir ki minibüsün en arka
koltugunda oturan 60
yaslarinda bir
ihtiyar amca
soföre:
-"Yavrum biraz yavas gitsene kaza yapacaksin."
deyince soför heyecanla,
-"Beybaba sen Ford minibüsü bilir
misin?"der.
Ihtiyar adam
Hayir bilmiyorum" deyince soför
" O zaman otur yerinebir daha isime
karisma" der.
Neyse seyahat bu sekilde devam
eder.Ileride keskin bir
virajdan 120 Km
hizla dönünce uçuruma yuvarlanmaktan
sonanda kurtulurlar.
Yola devam ederler.
Artik minibüs öyle
süratli gitmektedir ki herkesin
yüregi agzinda soförün insafa
gelmesini bekler. Soförün saginda oturan
adam dayanamayip: -"Soför Bey, yavas gitsene canina mi
susadin" deyince soför: -"Abi sen Ford minibüsü bilir
misin?" deyince,

adam:
-"Evet ulan biliyorum ne olacak! der.
Bunun üzerine soför heyecan içerisinde
-"Iyi o zaman çabuk söyle bunun freni nerede...
Hizmet muvaffak olsun da bizim yerimiz caminin papuçluğu olsun