Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Bilgiler-Haberler

Başlatan mice, 26 Temmuz 2004, 17:42:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ASUDE

paylaşımından dolayı Allah razı olsun efsun kardeşim....

Mstfx67

bizden paylastigin icin Allah razi olsun
BA$KASININ AYIBINI SÖYLEMEYi DÜSÜNDÜGÜN ZAMAN NEFSININ AYIBINI hATIRLA!!!

EFSuN

Sağolun arkadaşlar..
Allah cümlemizden razı olsun..
Yüzleri dost, özleri düşmandan usandım..
Hata değil, ettiğim isyandan utandım..

duha



Şeker miktarı nedeniyle bugüne kadar dişlere zarar verdiği düşünülen çikolata diş dostu çıktı.

ABD’de yapılan bir araştırma kakao tozunda yer alan bir maddenin, diş macunlarında kullanılan florid’den daha yararlı olduğunu ortaya çıkardı. Tulane Üniversitesi’nin araştırmasına göre, bu madde, diş minesini sertleştirerek, çürüklere direncini artırıyor.
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Pırıltı

OoOoOohh iyi oldu bunu öğrendiğim .. :) teşekkürler Duha .. :)
İyi ağaç kolay yetişmez; rüzgar ne kadar kuvvetli eserse, ağaçlar da o kadar sağlam olur.

Eymen

Ağız kokusu ve diş çürükleri olmadan yaşayabilirsiniz.. İşte 9 adımda ağız ve diş sağlığı...
             
Ağız kokusu ve diş çürükleri günlük hayatımızı zorlaştıran en önemli sağlık problemlerimiz arasındadır. Ancak hayatı doğrudan etkilemediği için gereken önem verilmemektedir. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı kişilerin farkında olmadan yaptıkları hatalardan kurtularak daha sağlıklı dişlere sahip olabileceklerini söylüyor ve bu hataları şöyle sıralıyor:

Sürekli kahve molası: Çoğunlukla ofis çalışanlarının sahip olduğu bütün gün kahve, çay vs içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri çürütmesine neden olur. Plusdent Diş Kliniği’nden Diş Hekimi Mehmet Kazandı çay ve kahveyi şekersiz tüketilmesini ya da bu içeceklerin yerine süt ve süt ürünlerini tercih edilmesi gerektiğini ve yanında atıştırılan yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirtiyor.

Sigara kullanımı: Sigara içmek ağız kuruluğundan, ağız kokusuna, dişlerin sararmasına ve hatta ağız kanserine kadar birçok hastalığa sebep olabilir. Sadece sağlıklı dişler için değil aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için sigarayı bırakmak gerekir.

Diş ipinin önemi: Sadece diş fırçalamak dişlerin birbirine bakan diş ara yüzleri, kuron köprü ve implant restorasyonlarının altları ve ortodontik tedavisi gören kişilerin ağız temizliğinde tek başına yeterli değildir. Diş fırçasının ulaşamadığı diş araları diş ipi kullanılarak temizlenebilir. Diş ipi diş eti hastalıklarından korunmak için de ideal bir temizlik yöntemidir.

Ağız sağlığının en önemli bakımı dişleri fırçalamaktır. Dişler her yaşta, günde en az iki kez fırçalanmalıdır. Hekim tavsiyesiyle alınan diş fırçası 3 aylık periyotlarla yenilenmelidir. Yaygın olarak bilinenin aksine dişler fırçalanırken diş fırçası kuru olmalıdır, fırça ıslatılarak yapılan işlemde, fırça kılları yumuşadığı için temizlik tam olarak gerçekleşmemektedir. Ayrıca macunun içinde bulunan flor suyla temas ettiği zaman etkinliğini kaybeder.

Yemek dışında tüketilen tatlı: Birçok insan yemekten bir kaç saat sonra tatlı yemeği tercih eder. Ancak ana yemekten hemen sonra yenilen tatlı ana yemeğin bir parçasıdır ve çürümeye yol açan bakteriler hala çalışırken yenildiği için onları tekrar aktif hale getirmez, onun yerine aktivitelerini yemek saatleriyle sınırlandırmış olur. Bu nedenle tatlıların yemek öğünleri içerisinde tüketilmesi diş sağlığı için önemlidir.

Su ihtiyacı: Yemek yedikten sonra diş için yapılacak en iyi şey su veya süt içmektir. Yemekten sonra içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler. Ayrıca süt içmek dişte kalsiyum oluşumuna neden olur.

Çiğnenemeyen tatlılara dikkat: Sakız, yapışkanlı tatlılar ve kuruyemiş ağzın içinde temizlenmesi zor alanlarda bakterilere ve hatta diş kırıklarına neden olabilir. Mümkün olduğunca bu tür gıdalardan uzak durmak gerekir.Bu yiyecekler yenildiği takdirde ise diş lerden arınıdırma işlemi büyük bir titizlikle yapılmalıdır.

Meyve ve sebzelerden kaçmayın: Meyve ve sebze yememenin ağız içerisinde kötü sonuçları vardır. Bilindiği gibi meyve ve sebzeler vitamin içerirler. Bunlar dişetleri için çok önemlidirler. Ayrıca sert meyve ve sebzelerin tüketimi dişlerde mekanik temizliğede neden olur.Örneğin elmanın ısırılarak tüketilmesi ön dişlerde mekanik temizliğe neden olur.

Şekersiz sakızı tercih edin: Eğer sakız çiğnemek gibi bir alışkanlığınız varsa şekersiz sakızları tercih etmelisiniz. Şekersiz sakız çiğnemek ağzın tükürük akışını hızlandırıp, ağzın temizlenmesine ve ağız içi asidin dengelenmesine yardımcı olur.

Haber7.com

Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Ber-ceste

Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı Ali Arif Özzeybek, dünyada artık dişten ziyade kemiği korumanın ön plana çıktığını belirterek, ''Dişi son noktaya kadar ağızda tutmak yerine dişi çekip implant yapmak tercih ediliyor'' dedi.

Dünya İmplant Birliğinin uluslararası eğitmen temsilcisi de olan Özzeybek, ağızdaki kemik kaybının travma, tümör veya sıklıkla dişlerin kaybedilmesi sonucunda meydana geldiğini belirterek,
bunun sağlıklı dişlerin kaybedilmesine ve yüzdeki hatlarda şekil bozukluğuna sebep olduğunu söyledi.

Ağız kemiğinin korunmasının, doğal yüz ifadesinin de korunmasını sağladığını ifade eden Özzeybek, ciddi derecede kemik kaybına uğrayanların aynı zamanda diğer sağlıklı dişlerini de kaybetme ve çenedeki çatlak veya kırıkların sebep olduğu hasarlarla karşı karşıya kalma riskine sahip olduklarını anlattı.

Alt ve üst çene kemiği yüzün en az üçte birini şekillendirdiği için, ağız kemiği korunarak veya yeniden yapılarak zaman içinde dış görünüşün de korunabileceğini kaydeden Özzeybek, "Eğer alt veya üst çenenin herhangi bir yerinde kemik kaybı varsa, mevcut kemik kaybını yavaşlatabilecek ve hatta onarabilecek bir tedavi tavsiye edilir" dedi.

Özzeybek, "Kaybedilen dişin yerine, vidalama yöntemiyle çene kemiğine yeni diş takılması" olarak tanımlanabilecek implantın, aynı zamanda eksik dişin olduğu bölgedeki muhtemel kemik kaybı miktarını azaltmaya da yardımcı olduğunu belirtti.

Bunun, ağız kemiğini koruyup geri kalan doğal dişlerin ve yüz ifadesinin korunmasına da yardımcı olduğunu belirten Özzeybek, "Eksik olan dişin yerini doldurmak, genellikle eksik dişlerini yenilemeyen hastalarda görülen kötü beslenme alışkanlığını da ortadan kaldırabilir" dedi.

Köprü ve hareketli parçalar yerleştirme gibi eksik dişlere yönelik diğer tedavi seçenekleriyle karşılaştırıldığında implantın daha uzun vadeli bir çözüm olduğunu vurgulayan Özzeybek, tek diş eksikliğinde yandaki dişler kesilmeden tek implant uygulanabileceği gibi, kısmi dişsizlikte hareketli protezler yerine implant uygulamasıyla sabit protez yapılabileceğini belirtti.

Özzeybek, tam dişsizlikte ise bu yöntemle sabit bir proteze sahip olunabileceği gibi, her çeneye 2 veya 4 implant yerleştirilerek total protezin tutuculuğunun artırılabileceğini söyledi.

Dünyada artık kanal tedavisinin yerini implantın aldığını, dişten ziyade kemiği korumanın ön plana çıktığını bildiren Özzeybek, şunları söyledi:

"Dişi son noktaya kadar ağızda tutmak, fazlasıyla kemik kaybına neden olabiliyor. Bu nedenle kanal tedavisi yerine dişin çekilip implant yapılması tercih ediliyor. Çünkü ileride implant veya protez yapılabilmesi için kemiğe ihtiyaç var. İleriye yönelik kemiği korumak amacıyla gidişatı kötü olan dişleri çekerek implant uygulamak hem estetik hem de fonksiyonel açıdan daha akılcı görülüyor."

"Ülkede de ileri tedavi teknikleri uygulanıyor"

İmplant konusunda Türkiye'de de dünyada olduğu gibi ileri tedavi teknikleri uygulandığını anlatan Özzeybek, bu alanda Türk diş hekimliği açısından önemli bir gelişme yaşandığını bildirdi.

The International Congress of Implantologists (ICOI) adlı kuruluşun "Implant Dentistry" isimli dergisinde Mart ayından itibaren makale özetlerinin Türkçe dilinde de yayımlanmaya başladığını belirten Özzeybek, diş hekimliğinde implantla ilgili önemli gelişmelere yer verilen dergide, Türkçe özetlerin yayımlanmasının, Türk diş hekimlerinin bu gelişmeleri takip etmeleri açısından önemli olduğunu kaydetti.

bilim.org
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..

ASUDE


Tuğra

 
İstanbul - Türkiye'de nüfusun yüzde 14'ü yaşamı boyunca hiç diş doktoruna gitmezken, yılda kişi başı 0,7 kez olan doktora gitme sıklığı AB'de 5'e kadar çıkıyor.

Estetik Dişhekimliği Akademisi Derneği (EDAD) Başkanı Doç. Dr. Ata Anıl, Türkiye'de diş hekimliğinin eskiden kendi içinde kapalı bir sektörken son 20 yılda yurt dışına açılarak oradaki tekniklerin ülkeye gelmesinin sağlandığını kaydetti.

Fonksiyonel çözümler ve teknolojinin gelişimiyle birlikte diş hekimliğinde çok ileri noktalara ulaşıldığını kaydeden Anıl, buna estetiğin de eklendiğini belirtti.

Anıl, yapılan bir araştırmanın, insanların yüzde 36'sının diş hekimi seçerken muayenehanenin temiz olmasına, yüzde 23'ünün de güler yüzlülüğüne önem verdiğinin ortaya çıktığını kaydederek, yüzde 28'inin dişlerinin şeklini, yüzde 25'inin rengini beğenmediğini, çürümeyle ilgili sıkıntısı bulunanların oranının ise yüzde 23 olduğunu bildirdi.

Türkiye nüfusunun yüzde 12,5'inin, bir çalışmaya göre de yüzde 14'ünün yaşamı boyunca hiç diş doktoruna gitmediğini belirten Anıl, yüzde 40'ının yılda bir kez gittiğini, kişi başı doktora gitme sıklığının ise yılda 0,7 kez olduğunu, AB'de ise bu oranın 5'e kadar çıktığını, Türkiye'de bu oranın en az 2 olması gerektiğini savundu.

Türkiye'de 17 bin 500, Almanya'da ise 60 bin diş hekimi bulunduğunu ifade eden Anıl, bir diş hekimine düşen hasta sayısının Türkiye'de 3 bin 500 iken, Avrupa'da bu oranın bin 200'ler civarında bulunduğunu belirtti. Anıl, bu rakamın İspanya'da 2 bin 600, Yunanistan'da ise 900 olduğuna dikkati çekerek, kişi başına düşen diş hekimi sayısının Türkiye'de yeterli olmadığını, bin civarına gelinmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Anıl, ''Türkiye'de yılda aşağı yukarı 10 milyon dolgu, çekim ve kaplama gibi tedavi yapılıyor. Ancak 330 milyon tedavinin yapılması gerekiyor.

Türkiye'de diş hekimi sayısı az ama talep de az...'' diye konuştu.''Biz diş tedavisi parasını ABD'den daha fazla kendi cebimizden ödüyoruz'' diyen Anıl, Türkiye'de diş tedavisine 1,5-2 milyar dolar harcandığının tahmin edildiğini, kişi başı diş harcamasının 20-30 dolar, Türk insanının hayatı boyunca dişe harcadığı miktarın ise 2 bin dolar olduğunu, AB'de insan ömrünün uzun ve diş doktoruna gitme sıklığının daha fazla olması nedeniyle bu rakamın Türkiye'ye göre yüksek seyrettiğini kaydetti.

AA
〰〰〰〰🐠

Tuğra


İmplant tedavisi eksik dişleri ya da protezi yüzünden kendilerini yeterince güvenli ve rahat hissedemeyen, gülüşünü saklayan ve yemek yerken zorluk çekenlere öneriliyor.

İMPLANT NEDİR?
İmplant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar kazandırmak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan suni diş kökleridir. İmplantlar yaygın olarak dokulara uygun, son derece dayanıklı ve ileri teknoloji ürünü olan titanyumdan yapılır. İmplantların görünümü ve sizde verdiği his oldukça doğal olur.

KİMLERE YAPILMASI UYGUNDUR?
İmplant tedavisinde her hangi bir yaş sınırlaması bulunmaz. Her yaş için uygundur. Sadece gençler için kemik gelişiminin tamamlanmasını beklemek gerekir. Bu da kızlarda 16-17, erkeklerde ise 18 yaşına kadar gerçekleşir. Erişkinlerde ise herhangi bir üst yaş sınırı yoktur. Sadece yaş sebebiyle oluşabilecek riskler mevcut ise yapılmayabilir.

İMPLANT TEDAVİNSİN YARARLARI NELERDİR?
Her şeyden önce gönül rahatlığıyla, çekinmeden gülmenizi sağlar. Bunun yanında implant rahatça konuşabilmeyi, yemek yiyebilmeyi sağlar.

TEDAVİ SÜRESİNCE ACI HİSSEDİLİR Mİ?
İmplant tedavisi lokal anesteziyle yapıldığından normal şartlarda ağrı ya da rahatsızlık hissedilmez. Genel olarak implant sonrasında hissedilen ise basit bir diş çekimi sonrasında hissedilenlerle eş değerdedir. Ancak bazı durumlarda genel anestezide uygulanabilir.

TEDAVİ SÜRECİ NE KADAR SÜRER?
İmplant tedavisi 3-6 ay içerisinde yapılan, normalde 3- 4 seferlik diş hekimi ziyaretinden ibarettir.

İMPLANT GÜVENLİ MİDİR?
İmplant tedavisindeki başarı oranı oldukça yüksektir. İmplant tedavisi olacak en ideal hasta profili sigara içmeyenler ve sağlıklı dişetleriyle ağız sağlına dikkat edenlerdir...

Kaynak: ntvmsnbc.com
〰〰〰〰🐠

ihvan

Diş bakımında yapılan 30 büyük hata 
Kimimiz ağrıyı keser diye dişe rakı ya da tuz basıyoruz, kimimiz dişi kanayınca seviniyoruz ama...


Diş bakımında ‘şehir efsaneleri’ ve kulaktan dolma bilgiler bakımından hayli zenginiz! Dişleri çizer diye macun kullanmayanlar, daha iyi temizler diye en sert diş fırçasını arayıp bulanlar, dişleri kanadı diye sevinenler, ‘çürükler kalıtsaldır, çarpık dişler doğuştandır’ deyip kaderine boyun eğenler…

Kimimiz protezleri çamaşır suyuna koyuyoruz, kimimiz ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün ya da tuz basıyoruz. Ama en önemlisi de diş ağrısından duramayacak hale gelinceye kadar diş doktoruna gitmeyi düşünmüyoruz… Hal böyle olunca da ağız ve diş sağlığında sınıfta kalıyoruz!

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dr. Ahmet Mihmanlı, ağız ve diş sağlığı konusunda yaptığımız hataları ve topluma yerleşmiş yanlış inanışları anlattı:

1- SERT DİŞ FIRÇASI DAHA İYİ TEMİZLER: İyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaları kullanılır. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. Çok yumuşak fırçalar ise dişleri temizlemeyebilir.

2- SERT FIRÇALAMAK DİŞLERİ DAHA İYİ TEMİZLER: Dişleri sert fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, ‘fırça çürüğü’ dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı için, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.

3- DİŞ MACUNUNU FAZLA KULLANMAK DİŞLERİ ÇİZER: Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise ‘mercimek tanesi’ büyüklüğünde olmalı.

4- KARBONAT VE TUZLA FIRÇALAMAK DİŞLERİ BEYAZLATIR: Bu maddeler iri granüllü olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda; dişin parlaklığı gider ve yediğimiz ve içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda renkleşmeye başlar.

5- SARI DİŞLER DAHA SAĞLAMDIR: Dişin rengi dişin sağlamlığını belirlemez.


DİŞ FIRÇASI VE MACUN ISLATILMAZ!

6- DİŞLER, MACUN VE FIRÇA ISLATILARAK FIRÇALANMALI: Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü; fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur.

7- MACUN KULLANMAYA BAŞLADIKTAN SONRA DİŞLERİM ÇÜRÜDÜ: Macun; dişleri fırçalarken sabun görevi görür ve içeriğinde dişlerde biriken mikroorganizmaları yok etmek için etken maddeler vardır. Yani çürümeye neden olmaz.

8- ÇÜRÜKLER GENETİKTİR, NE YAPARSAN YAP DİŞİN ÇÜRÜR: Bireyler arasında çürüğe yatkınlık farklı olabilir. Fakat kötü beslenme alışkanlığının düzeltilmesi, ağız hijyenine önem verilmesi ve düzenli diş hekimi kontrolleri durumunda çürüğe yatkınlığın bir önemi kalmaz.

DİŞLER KAHVALTIDAN SONRA FIRÇALANIR

9- DİŞLER KAHVALTIDAN ÖNCE FIRÇALANIR: Dişler günde en az iki kez, kahvaltıdan sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Diş fırçalama işlemi bitince, dilin üst kısmı da yumuşakça fırçalanmalı.

10- ESTETİK DİŞ DOĞUŞTAN OLUR, ÇARPIK DİŞTEN KURTULUŞ YOK: Diş düzeltme (ortodonti); dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel gözüken dişlere sahip olunabilir.

11- HER BÜNYE İMPLANTI KABUL ETMEZ: İmplant; eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlanabilir. Sadece yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı varsa yapılmaz.

12- HAREKETLİ PROTEZLER ÇAMAŞIR SUYUNA KONURSA BEYAZLAR: Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Protezin kırılganlığını artırır ve protezin ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır; onlar kullanılmalı.

13- ÇEKTİRDİĞİM 20 YAŞ DİŞİNİN YERİNE DİŞ YAPTIRMALIYIM: Çekilen 20 yaş dişlerinin yerine protez diş yaptırmaya gerek yoktur.

DİŞİNİZ KANAYINCA SEVİNMEYİN BİR DOKTORA GİDİN!

14- DİŞ RÖNTGENİ ÇEKTİRİRSEM ÇOK FAZLA IŞIN ALIRIM: Diş röntgenleriyle alınan radyasyon çok azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.

15- BEYAZLATMA (BLEACHİNG) DİŞLERİ DAHA DA SARARTIR: Beyazlatma; normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde; kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.

16- DİŞ TAŞLARI TEMİZLENDİKTEN SONRA DAHA ÇOK DİŞ TAŞI OLUŞUR: Düzenli ve doğru fırçalama diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde; iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da herhangi bir zararı yoktur.

17- DİŞ TAŞI TEMİZLİĞİ DİŞİN MİNESİNE ZARAR VERİR: Diş taşı temizliği doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde; diş dokusundan değil, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.

18- DİŞ FIRÇALARKEN DİŞ ETLERİNİN KANAMASI İYİDİR: Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.

DİŞ HEKİMİNİN KAS GÜCÜNE DEĞİL UZMANLIĞINA BAKIN!

19- SÜT DİŞLERİ NASIL OLSA DÖKÜLECEK DOLGU GEREKSİZDİR: Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur.

20- ERKEK DİŞ HEKİMLERİ DAHA İYİ DİŞ ÇEKER: Diş çekimi belli prosedürler doğrultusunda uygulanan bir işlem olup, uygulanan kuvvetle alakalı değildir.

21- ÇEKİM İÇİN KULLANILAN LOKAL ANESTEZİKLER MORFİNDİR BAĞIMLILILIK YAPAR: Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir; alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.

22- DİŞ ÇEKİMİ AVRUPA MALI MORFİNLE YAPILIRSA AĞRIMAZ: Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.

23- DİŞ AĞRIYINCA DİŞİN ÜZERİNE ASPİRİN, RAKI, KOLONYA, TÜTÜN VE TUZ KOYMAK AĞRIYI KESER: Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve diş eti bölgesine uygulanması sonucu diş etlerinde ‘alkol-aspirin yanığı’ denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz vb.) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar.

24- ÇÜRÜK DİŞ ÇEKİLDİKTEN SONRA PİS KAN AKITILMALIDIR, ÇEKİLEN DİŞİN YERİNİ KANATMAK İYİDİR: Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır.

HİÇBİR PROTEZ KENDİ DİŞİNİZİN YERİNİ TUTMAZ!

25- EN KOLAY ÇÖZÜM ÇÜRÜK DİŞİ ÇEKTİRİP KURTULMAK: Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz.

26- AĞIZ KOKUSU HERKESTE OLUR VE GEÇMEZ: Ağız kokusu; diş çürüğü, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit ya da üst solunum yolu enfeksiyonları kaynaklı olabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.

27- DİŞ TELİ SADECE ÇOCUKLARDA KULLANILIR: Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.

28- HER HAMİLELİK BİR DİŞ GÖTÜRÜR: Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür.

29- HAMİLELİKTE DİŞ ETLERİ KANAR ÇÜNKÜ DİŞTEN KALSİYUM ÇEKİLİYORDUR: Hamilelikteki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni; ağız bakımının yeterli sağlanmaması durumunda hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu diş eti iltihabının oluşması ya da mevcut diş eti iltihabının şiddetlenmesidir.

30- HAMİLELİKTE DİŞ TEDAVİSİ BEBEĞE ZARAR VERİR: Acil olan diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir.

Tuğra

Ağız, diş sağlığının kalp ve damar hastalıkları arasında bağlantılı olması nedeniyle, ağız sağlığına daha dikkat edilmesi gerektiği üzerinde duruluyor.

Samsun Diş Hekimleri Odası Başkanı Abdullah İlker, ağız ve diş sağlığının kalp ve damar hastalıkları arasında bağlantı olduğunun bilimsel olarak kanıtlandığını söyledi. Araştırmalarda diş ve damarlar arasındaki bağlantının ağızda oluşan bakteriyel enfeksiyonların bir dizi olay başlatarak tüm vücutta iltihaplanmalara neden olduğunu vurgulayan Abdullah İlker, damarlardaki kronik enfeksiyonun kan damarlarının daralmasına yol açtığını, bunun da inme ve kalp kriziyle sonuçlandığına dikkat çekti.

"Ağız hijyenine özen göstererek, kalp krizi ve inme riskinizi azaltabilirsiniz" diyen İlker, "Çürükler, diş eti hastalıklarının ve diş taşlarının nedeni, yemeklerden sonra dişlerin üzerinde biriken yemek artıkları, bakteri tabakasının iyi temizlenmemesidir.

Yemeklerden sonra yeterince temizlenmeyen bakteri plağı, zaman içinde çürüklere ve diş eti hastalıklarına neden oluyor. Dişeti hastalıklarının en önemli nedeni olan diş taşları, tükürüğün içindeki minerallerle birleşen bakteri plağının zaman içinde sertleşmesiyle meydana geliyor, ancak diş hekimleri tarafından temizlenebiliyor" dedi.

Ağız ve dişlerin iyi şekilde temizlenebilmesi için, her yemekten sonra dişlerin fırçalanması gerektiğini ifade eden İlker, "Bu fırçalamanın da en az üç dakika sürmesi ve dişlerin tüm yüzeylerinin, iç ve arka taraflarının doğru olarak fırçalanması şarttır. Dilin fırçalanması da genelde unutulan ama mutlaka yapılması gereken bir uygulamadır. Bunun dışında, diş ipiyle dişlerin ara yüzlerinin temizlenmesi de gereklidir" diye konuştu.

İlker, kalp hastalıklarının sigara kullanımı, kolesterol seviyesinin yüksek olması ve aşırı kiloya bağlı olduğunun bilgilerin yanında, diş temizliğinin kalbi sanıldığından fazla etkilediğinin ortada olduğunu kaydetti.

SAMSUN (İHA)
〰〰〰〰🐠

istikamet þehadet

bilgilendirdiğin için tşkr ihvan kardeşim her nekadar misvak kullanmasamda diş bakımı benim için çok önemlidir sağolasın :dost a34)) a34)) a34))

afrah

Alıntı yapılan: istikamet şehadet - 18 Ekim 2008, 15:41:28
bilgilendirdiğin için tşkr ihvan kardeşim her nekadar misvak kullanmasamda diş bakımı benim için çok önemlidir sağolasın :dost a34)) a34)) a34))
.....Eger bu yoldan dönmek kader ise,
o kader beni bulmadan Emanetini üzerimden al YARAAB....

dört mevsim

#29
    Diş Dostu 10 Besin

PEYNİR: Peynir dişleriniz için birden çok yarar sağlar. İlk olarak ağzınızın PH dengesini ayarlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda çürüklere karşı koruyup, yeni çürükler olmasını engellediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahit Kazandı şekerli gıda alındıktan sonra yenilecek bir parça peynirin, şekerin dişleri çürütme etkisini giderme açısından son derece önemli olduğu ilave ediyor.

YEŞİL ÇAY: Yeşil çayda bulunan katasın maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı olurk Diş Dostu 10 Besin den aynı zamanda kansere karşıda etkili oluyor Dolayısıyla ağız kanserlerine karşıda etkili bir maddedir. Bu madde aynı zamanda kötü ağız kokusuna neden olan bakterileri de ağızdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.

YOĞURT: Kalsiyum açısından zengin olan yoğurdun dişlere olan faydaları saymakla bitmez. Kalsiyum periodontal rahatsızlığı olan kişilerdeki diş kökleri iltihaplı cep sayısını azaltır. Kalsiyum, periodontal rahatsızlık dolayısıyla oluşmuş sallantılı ve gevşek dişleri iyileştirmede yardımcı olur. Kalsiyum, diş kayıplarını önlemeye yardım eder. Eğer sizde diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan yiyecekleri tercih edin.

KİVİ: Vitamin C eksikliği dişetlerinizi hassaslaştırabilir, bakterilere karşı daha dirençsizleştirebilir. Bu durumda da periodontal rahatsızlığa yakalanabilirsiniz. Bu durumla karşılamamak için yeterince C vitamini almalısınız ve bunun içinde kiviyi seçebilirsiniz çünkü kivi diğer meyvelere göre daha fazla vitamin C içerir

MAYDANOZ:Ağız kokusuna neden olan yiyecekleri tükettikten sonra biraz maydanoz çiğnemek hoş bir ağız kokusuna sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede ise kötü ağız kokusu maydanoz sayesinde hoş bir kokuya dönüşür.

ELMA: Elmanın kabukla yenilmesinin bir yandan dişlerin kuvvetlenmesini sağlarken bir yandan da içerisindeki maddelerle dişleri temizlediğini aktaran Kazandı, “Elma, havuç gibi meyveleri ısırarak yenilmesini tavsiye ederim” diye ekledi

BALIK: Balığın içeriğindeki fosfor, kemik ve diş dokusunun teme maddelerinden bir tanesidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor bulunmaktadır. Dolayısıyla daha sağlıklı dişler için haftada bir kez balık tüketilmelidir.

KURU YEMİŞLER: Kuru yemişler ve çekirdekler dişi kaplayarak bakterilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturan doğal yağlar içerirler. Bu yağlar diş minesinin güçlenmesine yardımcı olarak çürümelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar ve çekirdekleri de kalsiyum içerir.

ÇİLEK: Çilek dişlere ve dişetlerine iyi gelir. Aynı zamanda diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşımaktadır. İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir. Diş taşlarının oluşumunu engeller.

KEREVİZ: Kereviz dişlerimizi iki yolla korur. Kereviz ekstra çiğnememizi gerektiren bir yiyecektir bu da ekstradan tükürük salgılamamıza ki bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılmamıza yarar sağlar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıda ki doğal yiyecekler dişetlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.