Gönderen Konu: Nefslerin Temizliği ( Müzekkin Nüfus )  (Okunma sayısı 53681 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 173
Ynt: Nefslerin Temizliği ( Müzekkin Nüfus )
« Yanıtla #75 : 16 Ağustos 2017, 12:56:43 »

Efendimiz (sav) buyururlar ki:
<<Dünyayı isteyene ahiret haramdır, ahireti isteyene de dünya haramdır. Allah-u Teâlâ (cc)'yı isteyene ise ikiside haramdır.
Arifler demişler:
<< Dünya fahişe bir kadın gibidir. ( kim o kadını istese isteyenin koynuna girer. Sakalına güler, fakat hiç kimseye vefa etmez.) Böyle kadına gönül verip sohbet etmek kadınlığa özenenin işidir.
Resûlullah Efendimiz (sav) buyurur;
<< Allah-u Teâlâ (cc) dünyayı üç kısma ayırmıştır. Birinci kısmı müslümanlara, ikinci kısmı münafıklara, diğer kısmınıda kafirlere vermiştir. Mü'min payına bağışlanan dünyayı âhiret için azık yapar. Münafıklar, kendilerine bağışlanan dünya ile süslenirler. Kafirler ise; gece gündüz yemek içmek, ahiret amellerini terk etmek, bu dünyada zevk u safa sürmektedirler.>>   
Ey okuyucu! Diyecek olursan ki bu dünya bizlerden önce peygamberlere verilmiştir. Onlar ne yaptılar?
Dinle: << Peygamberler gerçi dünyaya mâlik oldular. Fakat ona gönül vermediler. Zevk u safâsını sürmediler. Allah onlara dünyayı verdiyse onlarda dünyayı Hak yoluna verdiler. Kendileri arpa ekmeği yer aba giyerlerdi, diye cevap veririm.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 173
Ynt: Nefslerin Temizliği ( Müzekkin Nüfus )
« Yanıtla #76 : 29 Temmuz 2018, 09:34:39 »
İbrahim Peygamber'in (as) kıssası
İbrahim peygamber (as) bir defasında kendisine :
-Allah-u Teâlâ (cc) seni afvetsin, diyene bir deve verdi. Kâ-beyi yaptı. Misafirlere çeşitli yemekler verdi. Kendisi daima arpa ekmeği yerdi.
Süleyman peygamber (as) her tarafa hükmederdi. Bütün dünyaya padişahtı. İnsanlar, cinler, vahşi hayvanlar ve kuşlar O'nun eli altında idi. Kendisi zenbil örmek suretiyle nafakasını te'min ederdi, aba giyerdi. Peygamberlere dünya verildi. Lâkin yaşayışlarında daima sadeliğe riayet ederlerdi.
Bir gün Süleyman (as) saltanat ve azamet ile tahtının üzerinde uçuyordu. Bir fakir ağacın altında ibadetle meşguldü. Süleyman (as)'ın yolu bunun  üzerinden geçti. Âbid kimse Süleyman (as)'a baktı. Bu azameti içinde seyretti. Ve Süleyman (as)'a şöyle dedi:
- Ya Süleyman (as) Hak Tealâ sana ne azamet verdi ki tahtını havada kuşlarla yürütürsün ?
Süleyman (as) kuşlara emir verip tahtını bu abid'in yanına indirdiler. Süleyman (as) bu âbide:
- Ey Allah'ın kulu! Sana bir söz söyleyeyim de dinle. Sen bir kere sadakatla <<sübhanAllah>> diyecek olsan o sözün Allah-u Teâlâ (cc)'nın katında kabul olsa benim saltanatımdan üstündür. Benim sultanlığımın zevali var ve fânidir. Senin teşbihin bakidir. Fâni olmaz, âhirette hazırdır.
Nitekim, ayet-i kerimede buyurulur.
<< Âhiret daha hayırlı ve ebedidir>> ( El A'lâ suresi 17 )
Benim sultanlığımdan bana bunca korku vardır>>dedi.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 173
Ynt: Nefslerin Temizliği ( Müzekkin Nüfus )
« Yanıtla #77 : 12 Aralık 2019, 14:43:33 »
Hazreti Muhammed Mustafa ( sallAllahü aleyhi vessellem)'ın bir kıssası :
Muhammed Mustafa (SAV) bunca muharebelerden bir çok ganimet malları elde etti, fakirlere verdi. Kendi öyle zamanlar oldu ki dokuz günde bir arpa ekmeği yer idi. Peygamberimiz (SAV), peygamberlerin ve velilerin en cömerdi idi.
Peygamberlerin itikadı böyle idi. Yâ sen, bir kaç kuruş için SübhanAllah demeyi terk edersin. Bir ömrü yok yere çürütür ve Kur'an'ın bir süresini yarım veya bir akçeye okursun. Sonunda pişman olacağını sen düşün. Aklını başına al. Şimdiden pişman ol. Bu murdarın muhabbetini gönlünden çıkar. Para endişesi seni helak edebilir. Dünyalığa ehemmiyet verene şeytan daha çok musallat olur. Şeytan ister ki sana  dünyayı sevdirsin. Neticede dünyayı sevenler dünyadan ahirete pişman gider.
Hasan-ı Basri'nin müridleri Hasan-ı Basri'ye dediler ki:
- Ya Şeyh! şeytandan pek incindik. Gelir bizi yaramaz işlere iter.
>- Elinize giren dünyayı sıkı tutun. Size gereken de budur.<< der, hayırdan da men'eder.
Şeyh cevap verir ve derki:
- Şeytan şimdi burada idi. Sizden çok şikayet etti ve dedi ki: << Şu Âdem oğullarına öğüt versen de benim hakkıma tamah etmeseler. Kendi haklarına kanaat etseler. Allah-u Teâlâ (cc) dünya ve cehennemi bana mülk olarak verdi. Cenneti ve kanaat etmeyi de insanlara vermiştir. Şimdi insanlar kendi haklarını bıraktılar. Benim mülküme tamah ettiler. Ben bunların imanlarını almayınca dünyayı onlara vermem.>>
Eğer siz şeytanın hile ve desisesinden emin ve salim olmak isterseniz varın dünyayı terk edin. Dünya endişesini gönlünüzden çıkarın. Emin olun.>>
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.